|
CİNLERİN VARLIĞININ DELİLİ |
Cinlerin varlığının delili ve ispatı Hz.Kur-an'dır.
Kuran'da var denilen hiç yok olurmu?
“Cinler var mıdır” Zaman, zaman kendini bilmez bazı insanlar, böyle bir soruyu ortaya atarlar. İnançlı bir insanın böyle bir soru sorması mümkün müdür? Kur’an-ı Kerim’in var dediği bir şey için “Var mıdır, yok mudur” denilebilir mi? Bazı insanlar, “Cinlere inanmam, hangi çağda yaşıyoruz” diyerek tepki gösterirler. Ben o insanların tepkilerinde samimi olduklarına inanmıyorum. Böyle diyen pek çok insanın, ne şekilde inandıklarını, nasıl kapı, kapı dolaştıklarını çok iyi biliyorum. Kur’an-ı Kerim’in 30’dan fazla ayetinde cinlerden bahsediliyor. Bunun için, bırakın cinin inkar edilmesini, “Var mıdır, yok mudur” diye sorulmasını bile hoş görmek mümkün değildir. O halde, madem ki dünyamızı ve yaşantımızı cinlerle paylaşıyoruz, bilmemiz gereken çok şey vardır.
Cinler nedir? Nerdedir? Cinlerle temasımız var mıdır? Günlük yaşantımızda cinler ne zaman ve nerede bize daha yakın olurlar? Tabağımızdaki yemeğimizi bile bazen onlarla paylaştığımızı biliyor musunuz? Cinler Nasıldır? Görünür mü, görünmez mi? Onlar için zaman, mekan ve sınır diye bir şey var mıdır? Kaç yıl yaşarlar? Yemek yer, su içerler mi? Nasıl ölürler? Cinlerle evlenenler var mıdır? İyi cin, kötü cin diye bir şey var mı? Nerelerde yaşarlar? Aile gibi mi, yoksa tek, tek mi yaşarlar? Benim aklıma gelmeyip, başkalarının aklına gelen binlerce soru... Size bunları anlatmaya çalışacağım. Zaman, zaman yüreğiniz kalkacak. İçiniz ürperecek. Yüce Allah’ın Kur’an-ı Kerim’le biz kullarına cinleri nasıl anlattığını göreceksiniz. Çok şey öğreneceksiniz. Ufkunuz genişleyecek. Dünyanız aydınlanacak, hepsini anlatacağım.
Bunların yanı sıra
Rüya nedir? İnsanların hayatında nasıl bir rol oynuyor? Nazar var mıdır? Nazardan nasıl korunursunuz? Reenkarnasyon doğru bir inanış mıdır? İslam’da yeri var mıdır? Bilgilerim ve tecrübelerim çerçevesinde bütün bu soruları cevaplamaya çalışacağım. Şimdiden hayır dualarınızı bekliyorum.
CİNLER
İnsanın yeryüzündeki serüveni ile birlikte gözle görülemeyen bir üçüncü varlıktan söz edile gelmiştir.
İnsanlığın binlerce yıllık tarihinde işte bu gözle görülemeyen varlıklara her toplumda farklı isimler konulmuş, farklı nitelendirmelerde bulunulmuştur. En ilkel toplumlardan, en gelişmiş toplumlara kadar her ülke folklöründe, kültüründe, mitolojisinde de yer alan bu varlıklar, cinler ve periler olarak adlandırılmıştır.
Başta Müslümanlık olmak üzere semavi dinlerde de bu varlıklardan bahsedilmektedir. Kur´an da cin olarak bahsedilen bu varlıklara Batı´da “genie” ve “genius” denilmektedir.
Peki bu varlıklar, insanların durduk yerde uydurdukları, hayali varlıklar mıdır, yoksa gerçek varlıklar mıdır?
Kuşkusuz bu sorulara verilecek cevaplar, insanların inanç sistemiyle yakından alakalı olacaktır. İnsanlar dilediklerine inanırlar, dilemedikleri şeylere inanmazlar. Kimseye zorla bir şeyi inandırmak mümkün değildir, doğru da değildir. Ama bazı insanlar inanmıyor diye, ahiret günü, cennet, cehennem de yoktur, melek ve cin diye varlıklar da yoktur denilemez. Bu bütünüyle bir inanç konusudur. Değerli müfessir Elmalılı Hamdi Yazır “Cinn Suresi”nin tefsirinde şunları söylüyor:
Cinlerin de cismani bir bünyesi olabilir. Ancak bizim her bünyeyi görmemiz gerekmeyeceği gibi, gördüklerimizin de her parçasını görmediğimiz biliniyor. Şu halde gözlerimizin önünde nice, nice bünyeler bulunurken, biz onları görmeyebiliriz, nitekim mikropları sıradan bir bakışla göremediğimiz gibi, hava boşluğu içinde, göremediğimiz dalgalar, ışıklar da bulunabilir. Bunların bize uzak ve yakın, yüksek ve alçak olanları da çıkabilir ve biz bütün cisimleri, bütün cismani ve fiziki kuvvetleri keşfetmiş değilizdir. Şu anda gerek ruhani, gerek cismani bakımdan bizim duygularımızdan gizlenmiş yaratıklar bulunduğunu inkar etmek doğru değildir.''
CİNLER DE MÜKELLEF VARLIKLARDIR
Cinlerin varlığına en güzel delil, Kur’an-ı Kerim’dir. Kur´an da bildirildiğine göre cinler de insanlar gibi mükellef varlıklardır. Cinler de peygamberlerin getirdiği ilahi davete muhattaptırlar. Onlar da insanlar gibi topluluklar halinde bulundukları gibi, fırka, fırka, kabile, kabile ayrılmışlardır.
Cinler de insanlar da Allah’a kulluk için yaratılmışlardır. Zariyat Suresi’nin 56’ıncı ayetinde, “Ben cinleri ve insanları bana kulluk etsinler diye yarattım” denilerek bu hakikate dikkat çekilmektedir. Kur´an-ı Kerim´in cinlerle ilgili ayetlerine bakıldığında insanlarla birlikte anıldıkları ve kulluğa çağırıldıkları açıkça görülmektedir. İlahi azap insanlarla birlikte cinleri de kapsamaktadır bu ayetlerde. Cin Suresi’nin 11’inci ayetinde, cinlerin “Bizden iyileri de var, kötüleri de var. Biz çeşitli yollara ayrıldık” dedikleri belirtilmektedir. Yine aynı surenin ilk ayetinde de “De ki; cinlerden bir topluluğun Kur’an dinleyip sonra şöyle dedikleri bana vahyolundu: Bir harikulade bir Kur’an dinledik. Doğru yola iletiyor, ona inandık. Artık rabbimize hiç kimseyi ortak koşmayacağız.” Buyurmaktadır.
CİN VE CİNLER ALEMİ
Cin’in lugattaki manası gizliliktir, görünmeyen gizli varlıklar demektir. Cinlerin asıl suretini gören olmamıştır. Cinlerin hakikatini göremeyiz. Çünkü cinler metafizikdir manadır görülmeyecek kadar latif varlıklardır.
Kur’an’da iki yüzden fazla ayetler cinlerin yaratılışından varlığından insanlardan önce yaratıldığından bahseder ayrıca özellikle kuran’ın 72. suresi olan 28 ayetten müteşekkil cin suresi hep cinlerden bahseder. Bu bakımdan mutlak bir varlık olarak cinlerin inkarı İslam inancına göre mümkün değildir. Pozitif ilim de cinlerin varlığını ve görünmez olduklarını kabul etmektedir.
Cinler dünyadaki insan sayısının beş katıdır. Ömürleri 800 ile 1000 yıldır hatta daha fazladır. insanlar gibi hayat şartları var. Birbirleriyle evlenebilir, hatta çoluk çocuk sahibi olabilirler.
İnsanları, dağları, taşları, ağaçları, yerleri, gökleri, denizleri ve nehirleri yaratan Allah, tıpkı onlar gibi birer varlık olan cinleri de yaratmıştır. Cinler de Allah (c.c.) tarafından yaratılmış olan tüm varlıkların gözle görülmeyen birer fertlerdir. Kur’anın ifadesine göre asıl maddeleri ateştir. Son derece latif ve ince cisimli oldukları için, gözle görülmezler. Tıpkı nurani olan melekler gibi. Onların gözle görünmemesi yokluklarını gerektirmez. Vardırlar ama görünmezler. Varlıkları Kur-an ve hadislerle sabittir. İnkarı mümkün değildir.
“Gaybi işlerde dini meselelere gelince, bunlara iman etmek vaciptir. Mahiyetini ve keyfiyetini bilmesek bile. Çünkü imanın bir zirvesi vardır ki, o da Allah’a iman etmektir. Bir kere kendi isteğinle Allah’a iman ettin mi? Aklınla zirvenin altına girdin mi? Aklın alsın, almasın Allah’ın her dediğini kabul etmek zorundasın. Çünkü bilmemek ve görmemek de hiçbir zaman delil sayılmaz. Çünkü maddeyi gören gözler, manaya da inanmak mükellefiyetindedir. Yani bir şeyin varolduğunu bilmemek, o şeyin yok olduğunu göstermez”.
|